Üstün yetenekli öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinde çok farklı görüşler hâkimdir. Kimi görüşler onları ayrıcalıklı bir sınıf kabul edip bunun ayrımcılığına neden olduğu yönünde iken, kimileri de onların bağımsız bir şekilde eğitilmeleri gerekliliğini savunmaktadır. Bu görüşler eğitimde fırsat eşitliği konusunu da tartışmaya açmaktadır. Eğitimde fırsat eşitliği; ayrıcalıklı bireylerin farklılıklarını gözeten eğitimin verilmesini ifade etmektedir (Celkan, 1991; Ergün, 1992; Levent, 2011a; Levent, 2011b). Abacı (2010), eğitimde eşitlik tanımının kavramsal olarak anlaşıldığı şekilde uygulanmaya çalışıldığından ve farklı gelişim sürecine sahip öğrencilere aynı eğitim programını uygulamanın hatalı olduğundan bahsetmiştir.

Eğitimde eşitlik değil, fırsat eşitliği vardır. Bireyler arasında fırsat eşitliği en geniş haklarla demokratik toplumlarda sağlanabilir. Bir yaşam biçimi olan demokrasinin hayata aktarılabilmesi için yönetimin ve ait olunan kültürün önemi büyüktür (Kıncal & Uygun, 2006). Dünya geneline bakılacak olursa kişi haklarını en çok savunan ve onların yaşam özgürlüğünü en üst seviyede tutan sistemler demokratik sistemlerdir. Bu yüzden demokrasi dünya genelinde en çok rağbet gören yönetim sistemidir (Kıncal, 2002). Toplum genelinde üstün yetenekli bireylerin tüm ihtiyaçlarını kendilerinin karşılayabileceği yönünde doğru olmayan bir tutum vardır (Ataman, 2003). Üstün bireylerin ilgi alanları ait olduğu grup içerisinde genelde yadırganmaktadır. Üstün yetenekli çocukların ilgileri doğrultusunda eğitim verilmediği zaman bazı olumsuzluklar ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunların oluşmaması için üstün yetenekli öğrencilerin yetenek ve ilgileri doğrultusunda eğitsel düzenlemelere gidilmektedir (Davis & Rimm, 2004; Winebrenner, 2000).

Üstün yeteneklilere verilmesi gereken eğitim genel olarak incelendiğinde özellikle Cumhuriyet’in kuruluşundan önceki yakın dönemden günümüze kadar çıkarılmış yasaların özel eğitim gereksinimi olan bireyler için çıkarılmış genel yasalar olduğu görülmektedir (Döner, Çetinkaya & Hızlı, 2012). Bu anlamda Anayasa’da yer alan düzenlemeler üstün yetenekli çocuklara belli haklar tanımaktadır. 1961 Anayasası’nın 50. Maddesinde Devlet, özel durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri toplum için hizmet etmesi yönünde tedbirleri alması, maddi imkânı olmayan ve yetenekli öğrencilere burs verilmesi veya her türlü yardımın devlet tarafından yapılacağı konusunda açıklamalar yer almaktadır (1961 Anayasası Md.50). 1982 Anayasası’nın 42. Maddesi; hiçbir kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, maddî imkândan yoksun olan başarılı öğrencilere burslar veya başka yollarla gerekli yardımların yapılacağını ifade etmektedir (1982 Anayasası Md.42).

Cumhuriyet öncesi dönemden de üstünlere yönelik yasal düzenleme yer almaktadır. Bunlardan 1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin 15. ve 16. Maddelerine göre her bir Osmanlı Devleti vatandaşı genel eğitim ve özel eğitim hizmetlerinden yararlanabilecektir. Bu durum bir hak olarak nitelendirilmektedir (Kanun-i Esasi m.15-16).  

1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 80. ve 87. Maddelerinde eğitimin mecburi olduğu ve özgür bir şekilde eğitim hakkından yararlanılabileceğinden bahsetmektedir. Özel eğitim gereksinimli bireylerin eğitim ve öğretimlerinin devlet tarafından yapılacağına ilişkin açıklamalar yer almaktadır (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu m.80-87).

1929 yılında 1416 Sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun’un 1.ve 3. Maddelerinde üstün yetenek sergileyen öğrencilerin belli sınavlardan sonra eğitim almak üzere ayrıldığı görülmektedir. Halen yürürlükte olan bu kanun ile öğrencilerin hangi kurumlar adına eğitileceği de belirtilmiştir (1416 s.Kanun m.1-3).

1942 yılı 4274 Sayılı Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu ile yetenekli çocuklara yatılı eğitim hizmeti sağlanmıştır (Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu, 1942). 1948 yılı 5245 Sayılı Kanun, İdil Biret ve Suna Kan ile sanat alanında yetenekli gençlerin eğitiminin sağlanması için çıkarılmıştır (5245 Sayılı Kanunla İdil Biret ve Suna Kan’ın hakkında Kanun, 1948).

1956 yılında çıkan 6660 Sayılı Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanun’un 1. ve 5. Maddesinde özel eğitim gereksinimi olan çocukların yurtiçi ve yurtdışı eğitim ve öğrenimlerini en iyi şekilde ve ortamda olması için devlet tüm imkânları sunduğu görülmektedir. Bununla birlikte güzel sanatlar alanında üstün yetenek gösteren tüm çocukların eğitimi için düzenlemeler de yer almaktadır (Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanun, 1956).

1973 yılında yayınlanan 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 6. Maddesinde ve 8. Maddesinde öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda okullara yöneltilerek herhangi gereksinimi nedenlerinden dolayı  (Özel eğitim vb. gibi) kimseyi ayırmadan eğitim verileceğine dair açıklamalar yer almaktadır (Milli Eğitim Temel Kanunu Mad. 6-8, 1973).

1995 yılında yayınlanan Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi: 1995’de yürürlğüne giren yönergenin Şubat 2007 tarih ve 2593 sayılı yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi”nin 1. Maddesinde BİLSEM’lerin amacını açıkça düzenlenmiş olduğunu görmekteyiz. Bu maddeye göre BİLSEM’lerin amacı, “Bu Yönergenin amacı; okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki üstün yetenekli çocuk/öğrencilerin bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak üzere öğrenci seçimi, kayıt kabul, eğitim-öğretim, yönetici ve öğretmen seçimi ile yetiştirilmesi ve açılan bilim ve sanat merkezlerinin kuruluş ve işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” (Bilsem Yönergesi, 2007; Bilsem Yönergesi, 2009)

1997 yılında yayınlanan 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1, 2 ve 7. Maddelerinde özel eğitim gereksinimi olan bireylerin alması gereken genel ve mesleki zorunlu eğitimin hangi eğitim ortamlarında yapılacağına ilişkin açıklamalar yer almaktadır (573 Sayılı Kararname, 1997).

Bu yasal dayanaklar çerçevesinde üstün yetenekli çocuklar kendi yeteneklerine göre farklı eğitim ortamlarında eğitim alabilmektedirler. Bu eğitim ortamlarında iki ana uygulama görülmektedir. Bunlar; akranlarından ayrılmadan ve akranlarından ayrı yerlerde eğitim alacak şekilde düzenlenmiş eğitim ortamlarıdır.

logo.png
Bize Ulaşın
Bizi Takip Edin

+90 544 44  

UYCEP

89237

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • LinkedIn

Liman Mahallesi, 60. Sokak D:No. 19 T-Mall Karşısı – Liman Mevkii, 07130 Konyaaltı/Antalya

Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.

© 2019 Developed and Created By UYCEPTeam. All Rights Reserved